Trafik Kazası ve Tazminat

Bedeni Hasar Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Yaralanmalı kazada tazminat, araç hasarındaki gibi tek bir tutar değildir. Kişinin kazancı, maluliyet oranı ve kalan ömrü üzerinden kurulan ayrı bir hesaptan çıkar.

Ana sayfaya dön
Aynı kazadan çıkan iki ayrı zarar

Yaralanmayla sonuçlanan bir kazadan sonra araç için yapılan işlemler tanıdıktır: eksper gelir, hasar tespit edilir, onarım bedeli ve değer kaybı konuşulur. İnsana gelen zarar ise aynı mantıkla ilerlemez. Ortada onarılacak bir parça, sorgulanacak bir piyasa değeri ve tek bir tutar yoktur.

Bedensel zararın karşılığı, kişinin kendi verileri üzerinden kurulan bir hesaptır. Ne kadar kazandığı, ne kadarını kaybettiği, bu kaybın ne kadar süreceği ayrı ayrı belirlenir. Bu yüzden aynı kazada, aynı hastanede yatan iki kişinin tazminatı birbirinden çok farklı çıkabilir. Belirleyici olan yaralanmanın görünürdeki ağırlığı değil, bıraktığı kalıcı iz ile kişinin çalışma hayatının kesişimidir.

Bedensel zararın kalemleri

KalemNeyin karşılığıdırHesabın dayanağı
Tedavi giderleriİlk yardımdan başlayarak muayene, ameliyat, yatış, ilaç ve tedavinin gerektirdiği diğer giderler.Belgelenen gider. Kanun kapsamındaki sağlık hizmeti bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.
Kazanç kaybıİyileşme süresince çalışılamayan günlerin karşılığı. Geçici iş göremezlik de bu kalemin içindedir.Rapor edilen iyileşme süresi ile kişinin günlük kazancının çarpımı.
Çalışma gücünün azalmasından doğan kayıpKalıcı maluliyetin, kişinin ömrü boyunca elde edeceği kazançta yarattığı eksilme. Bedeni hasar dosyalarının en büyük kalemi budur.Maluliyet oranı, kazanç ve kalan çalışma ömrü üzerinden kurulan aktüeryal hesap.
Ekonomik geleceğin sarsılmasıMaluliyet oranı düşük olsa bile kişinin mesleğini eskisi gibi yapamaması, iş bulmasının veya sürdürmesinin zorlaşması.Mesleğin niteliği ile yaralanmanın o meslek üzerindeki etkisi; takdire açıktır.
Manevi tazminatBedensel bütünlüğün zedelenmesinin kendisi. Kazançla ilgisi yoktur.Olayın özelliklerine göre takdir edilir. Kural olarak zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı dışındadır; kusurlu taraftan istenir.

Hesabın üç değişkeni

Sürekli iş göremezlik tazminatı, ne kadar kazanıldığı, bu kazancın ne kadarının yitirildiği ve kaybın ne kadar süreceği sorularının çarpımıdır. Üç değişkenden biri yanlış kurulduğunda sonuç, diğer ikisi doğru olsa bile yanlış çıkar.

Birinci değişken kazançtır. Belgelenebilen gerçek gelir esas alınır; böyle bir gelir yoksa asgari ücret üzerinden hesaplanır. İkinci değişken maluliyet oranıdır ve sağlık kurulu raporundan gelir. Oran bir yüzde olduğu için hesabın tamamını doğrudan ölçekler; tartışma çoğu dosyada burada düğümlenir. Üçüncü değişken süredir: kalan ömür güncel yaşam tablosundan bulunur, bilinen dönem, aktif çalışma dönemi ve emeklilik sonrasına karşılık gelen pasif dönem olarak ayrılır ve her dönem kendi esasına göre hesaba girer.

Bulunan tutar sonra kusur oranına göre indirilir. Kazada zarar görenin de kusuru varsa, kanunun hâkime tanıdığı indirim yetkisi uygulamada tazminatın kusur oranı kadar azaltılması biçiminde işler. Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan alınan gelirlerin denkleştirilmesi de bu aşamada yapılır; kanun, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemelerinin zarardan indirilemeyeceğini açıkça belirtir.

Hesabın bağlı olduğu ölçüt değişti

Anayasa Mahkemesi 17 Temmuz 2020 tarihli kararıyla, zorunlu mali sorumluluk sigortası tazminatlarını genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi kılan ibareleri; 29 Aralık 2022 tarihli kararıyla da değer kaybı, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık tazminatlarının hesabına ilişkin olarak Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesine eklenen cümleyi iptal etmiştir.

Bunun pratik sonucu şudur: bedensel zarar tazminatı, sigorta genel şartlarının ekinde yer alan bir formüle göre değil, Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. İşletenin sorumluluğu ile sigortacının sorumluluğu böylece aynı ölçüte bağlanmıştır. Bir dosyada sigortacının ödediği tutar ile hesaplanan tutar arasında ciddi bir fark varsa, ilk bakılacak yer maluliyet oranından sonra budur: hesap hangi esasa göre yapılmıştır?

Rapor okunurken nereye bakılır

Bedeni hasar dosyalarında tartışma nadiren hukuki bir kavram üzerinedir. Tartışma, elde bir hesap tablosu varken onun hangi varsayımlarla kurulduğu üzerinedir. Aynı kişi, aynı kaza ve aynı rapor için yapılan iki hesap; kazanç kalemi, maluliyet oranı, dönem ayrımı veya kusur dağılımı farklı alındığında birbirinden bağımsız iki sonuca varır.

Bu nedenle bir hesap tablosu okunurken sırasıyla şunlara bakılır: hangi kazanç esas alınmış, maluliyet oranı hangi rapora ve hangi mevzuata dayandırılmış, hangi yaşam tablosu kullanılmış, dönem ayrımı nasıl yapılmış, kusur oranı hangi teknik incelemeden gelmiş, sosyal güvenlik ödemeleri hangi ölçüde denkleştirilmiş. Bunların her biri tek başına sonucu değiştirebilecek kalemlerdir.

Kusur dağılımının kendisi de teknik bir tespittir ve çoğu zaman kaza tespit tutanağındaki ilk değerlendirmeden farklı çıkar. Bu nedenle bedeni hasar dosyalarında teknik inceleme ile hukuki değerlendirme birbirinden ayrı yürütülemez; hesabın hangi varsayımla kurulduğunu görmeden hukuki itirazın dayanağı da kurulamaz.

Sık sorulan sorular

Aracın hasarı ile yaralanma aynı dosyada mı istenir?

İkisi aynı kazadan doğar ama farklı zararlardır. Araç hasarı ve değer kaybı malvarlığına ilişkin zarardır; tutarı aracın piyasa değeri üzerinden bulunur. Bedensel zarar ise kişinin kendi kazancı, maluliyet oranı ve kalan ömrü üzerinden hesaplanır. Talepler birlikte ileri sürülebilir; ancak hesapları, dayandıkları teminatlar ve çoğu zaman zamanaşımı süreleri ayrıdır.

Maluliyet oranı nasıl belirlenir?

Yetkili sağlık kuruluşunun düzenlediği engellilik sağlık kurulu raporuyla belirlenir. Erişkinlerde bugünkü ölçüt 20 Şubat 2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'tir; uygulamada kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuatın esas alınması aranır. Oran, tazminatın hesabında doğrudan çarpandır: yanlış belirlenmiş bir oran, hesabın geri kalanı kusursuz olsa bile sonucu aynı ölçüde yanlış çıkarır.

Tedavi masraflarımı sigorta şirketinden isteyebilir miyim?

Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi kapsamındaki sağlık hizmeti bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Bu nedenle söz konusu giderler için sigortacıya yapılan başvuru sonuç vermez. Madde kapsamında olmayan giderler bakımından işletenin ve sigortacısının sorumluluğu ise devam eder; ayrım her dosyada ayrıca değerlendirilir.

Kazada benim de kusurum varsa tazminat alamaz mıyım?

Kusurun bulunması talebi ortadan kaldırmaz, tutarı etkiler. Kanun, zararın doğmasında veya artmasında zarar görenin etkisi varsa hâkimin tazminatı indirebileceğini düzenler. Uygulamada tazminat kusur oranı kadar indirilir; yüzde yüz kusurlu olunmadıkça talep hakkı sürer.

Çalışmıyorsam kazanç kaybı hesaplanabilir mi?

Evet. Hesabın dayanağı fiilen elde edilen ücret değil, çalışma gücüdür. Belgelenebilir bir kazanç yoksa asgari ücret esas alınır. Ev içindeki emek de ekonomik değeri olan bir katkı sayılır ve bu durumdaki kişi maluliyeti nedeniyle tazminat isteyebilir.

Sigorta şirketinin teklif ettiği tutar neden düşük olabiliyor?

Çünkü hesap tek bir yönteme bağlı değildir. Anayasa Mahkemesi 2020 ve 2022 tarihli kararlarıyla, zorunlu mali sorumluluk sigortası tazminatlarının genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi kılınmasını ve sürekli sakatlık tazminatının hesabına ilişkin kanun hükmünü iptal etmiştir. Bugün geçerli olan ölçüt Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümleridir. Sigortacının kendi kabulüne göre yaptığı hesapla bu ölçüte göre yapılan hesap aynı sonucu vermeyebilir.

Tedavim sürerken tazminat hesaplanabilir mi?

Kalıcı maluliyet oranı, tedavi tamamlanıp durum sabitleşmeden sağlıklı biçimde belirlenemez. Bu nedenle erken yapılan hesap çoğu zaman gerçek zararın altında kalır. Kanun, bedensel zararın kapsamı karar sırasında tam olarak belirlenemiyorsa hâkimin iki yıl içinde hükmü değiştirme yetkisini saklı tutabileceğini öngörür; bu, zararın zaman içinde netleşen bir büyüklük olduğunun kanundaki karşılığıdır.

Talep için ne kadar süre var?

Motorlu araç kazalarından doğan tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Kaza cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, o süre tazminat talepleri için de uygulanır. Yaralanmalı kazalarda süre bu yüzden çoğu zaman iki yıldan uzundur.

Kaynaklar

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.51, m.52, m.54, m.55, m.56 ve m.75
  • 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, m.85, m.86, m.90, m.98 ve m.109
  • Anayasa Mahkemesi, E.2019/40 K.2020/40, 17/7/2020 (RG 9/10/2020, 31269) ve E.2021/82 K.2022/167, 29/12/2022 (RG 14/2/2023, 32104)
  • Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, 20 Şubat 2019

İletişim

Konuyu birlikte değerlendirelim.

Ofis

Varyap Meridian, Ataşehir / İstanbul

Kesin açık adres taşınma tamamlandıktan sonra güncellenecektir.
Çalışma Saatleri
Hafta içi
09:00–18:00
Cumartesi
10:00–16:00
Pazar
Kapalı